Alkali diyet neden işe yaramaz?

Alkali diyet ile zayıflamak mümkün mü?

Alkali diyet kandırmacasının arkasında size bir faydası olmayan alkali diyet suları ticari amaçla satıp paranızı alırken, et, süt, şeker, kafein, alkol, yapay ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmanızı, daha fazla sebze, meyve türü gıdalar tüketmenizi, böylece düşük kalorili beslenmenizi önerir. Böyle beslenen bir kişi alkali sudan bağımsız olarak zaten diyet yapmaktadır ve kalori tasarrufu yaptığı için zayıflayabilir. Bu alkali etkisi değil, diyetin düşük kalorili olmasındandır.

Ayrıca; uzun süreli alkali diyet ile beslenmek vücudun demir, çinko, magnezyum, selenyum gibi elementlerin eksikliğine, özellikle tahıl grubundan uzak durmak B grubu vitamin yetersizliğine neden olabilir.

 

alkali_su

 

Alkali nedir?

Vücut 24 saatte metabolik reaksiyonlar sonucu 20-40 mol eşdeğeri H+  iyonu, yani asit üretir. Vücudun ancak 7.35-7.45 arasında bulunması gereken pH dengesini bu asitlerden koruması için alkali sistemleri  mevcuttur (primer HCO3: bikarbonat ve sekonder HPO4: fosfat). Vücutta HCO3 alkaliler Na+ iyonları ile birlikte bulunur  (NaHCO3).

Alkali diyet bilimsel olarak neden işe yaramaz?

Çünkü vücudun asit-alkali dengesini korumak için dışarıdan hiçbir müdahaleye ihtiyacı yoktur. Bunu kendisi yapar!

Metabolik reaksiyonlar sonucu oluşan asit (H+) iyonları alkalilerin taşıdığı Na+  iyonu ile yer değiştirerek H2CO3 oluşturur. Bu da vücut tarafından H2O ve CO2‘ye ayrıştırılır. CO2 akciğerler yoluyla, H2O ise idrarla atılır. Böylece vücudun primer asit-alkali dengesi bizzat vücudun kendisi tarafından korunmuş olur.

Diabet, böbrek hastalıklari, çok hızlı soluk alıp vermeye neden olan bazı koşullar, ishal, kusma, akciğer hastalıkları gibi özel klinik durumlarda alkali sistemi yetersiz kalabilmektedir. Böyle durumlarda asit alkali dengesi klinik yardımlarla, yani doktor desteği ile dışarıdan düzeltilmesi gerekebilir.

Alkali su neden zararlıdır?

Sindirime yardımcı olan ve bakteriyel ortamlara karşı koyan gastrik sıvının Hiyonu, yani asit içeriği yüksektir. Bazı sindirim enzimleri ancak bu asitte aktiftir. Alkali su bu dengeyi bozabilir ve sindirimde aksaklık yaratabilir. Vücut zaten bu asiditeyi yukarıda anlatıldığı şekilde hemen geri döndürme eğilimindedir. Eğer herhangi bir klinik nedenle gastrik sıvının asit içeriği normalin üzerinde yüksekse mideyi rahatlatmak için alkali su değil, magnezyum gibi anti-asitler bir gastroenterolog tavsiyesiyle şahsın rahatlamasına yönelik – aşırı olmamak kaydıyla – kullanılmalıdır.

Peki zayıflamak için ne yapmalıyız?

Zayıflamak ve kilo korumak için kalori düşürmek ve dengeli, yani çeşitli beslenmek, yemeyi günün belli bir saatine toplayarak değil aralıklarla gün boyu dağıtmak temel unsurdur. Doğamızın gerektirdiği her gıdayı almalıyız.

how-to-lose-weight_3

Kalorinin fazlası yağ olarak depolanır; yani şişmanlamaktır. Az kalori alımı ise eksik enerjinin yağ yakılarak elde edilmesidir; yani zayıflamaktır.

Uzun aralıklarla beslenmek kaloriyi düşük almakla eşdeğer tutulsa da, (bazı balon bilgiler üreten kişilerin önerdiği akşam 7-8’den sonra bir şey yememek de buna örnektir) uzun süre enerji almamak vücut hücrelerinin enerji talebini, yani  aktivitelerini minimuma indirir. Enerji ihtiyacı olmayan bir vücuda uzun aradan sonra yüksek enerji verirseniz bu enerjiyi kullanamaz, depolar. Metabolizmanın durması budur.

Esas olan sık ve düşük kalorili çeşitli beslenmektir.

Bunun dışındaki balon diyetler sizin çabuk zayıflamak isteğinizi ticari olarak kullanmak amaçlıdır ve er geç verilen kilolar geri alınır. Zira önerdikleri yaşam türü yapay ve geçicidir.

Günlük enerjinin %50 -60’ı karbonhidratlardan, %25-30’u yağlardan, %15-20’si proteinlerden elde edilir. Vücut önce karbonhidratlari yakarak enerji elde etmeyi tercih eder. Karbonhidrat yetersizse yağları yakar. Yağların kalorisi yüksektir. Vücut çok az miktarini kullanır, gerisini depolar. Üstelik de sürekli yağdan ve proteinden enerji elde etmeye calışmak karaciğeri yorar ve hastalıklarla mücadele gücünü azaltır. Yağ tüketimini artırmak değil, azaltmak gerekir. Vücudun kendi yağlarını yakabilmesi ve zayıflayabilmesi için dışarıdan yağ vermek değil, karbonhidrati düşük vermek, metabolizmayı (hücrelerdeki üretimi) aktif tutmak ve eksik kalan karbonhidratin yarattığı enerji ihtiyacını depo yağları yakarak karşılamak gerekmektedir.

Dışarıdan bol miktarda yağ ve protein alınırsa vücut kendi yağını neden yaksın? Böyle zayıflayanların tek dayanağı tavsiye edildiği gibi bir süre akşam saatlerinden ertesi sabaha kadar aç kalmaktır. Ancak bu herkesin, hatta çoğu kimsenin yaşam biçimi olamaz. Er geç bozulacak ve yeniden kilo alınacaktır. Bunun yerine akşam öğünleri düşük kalorili, ancak sık sık beslenecek şekilde düzenlemeli, daha yüksek kalorili yiyecekleri gündüz hareketli, yani kalorileri yakabileceğimiz saatlerde almalıyız. Her yoksunluk abartılı taşkınlıkla geri döner.

Kalori listeleri ve gıdaların mineral, vitamin değerleri internette çeşitli sitelerde  mevcuttur. Sağlıklı ve çabuk zayıflamak sizin elinizde… Karar sizin….