Corona Virüs Hastalığı ve Beslenme Önerileri

 

Hazırlayan: Emel Çam, Zayıflama Teknikleri Koordinatörü ve Beslenme Uzmanı

Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde önerilen “Sağlıklı Yemek Tabağı”

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen corona virüs hastalığı ülkemizde ve tüm dünyada halk sağlığını ciddi anlamda tehdit etmektedir. Covid-19 salgınından korunmayı sağlayan veya hastalığın tedavisine destek olan herhangi bir besin veya gıda takviyesi yoktur. Öte yandan vücudumuz için gerekli olan vitamin ve minerallerin yetersiz tüketilmesi, genel beslenme kalitesinin düşük olması bağışıklık fonksiyonunu tehlikeye atabilir ve genel enfeksiyon riskini arttırabilir. Vitamin ve mineral adı verilen bu mikro besinler sağlık için gerekli ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde çok önemlidir.

Covid-19 salgınından korunmada özellikle sosyal izolasyonun gerekli olduğu dönem boyunca yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli uyku sağlanmalıdır.  Türkiye’ de yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasında Türkiye’ ye Özgü Beslenme Rehberi’ nde sağlıklı beslenme tabağı önerilmektedir. Buna göre; her ana öğünde tabağın bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan (kurubaklagiller, et, yumurta, balık, tavuk, yağlı tohumlar, vb.) ve süt ürünlerinden (süt, yoğurt, ayran, peynir vb.) gelmesi önerilmektedir.

 

Covid-19 Salgınında Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular 

1. Vitamin-Mineral Takviyesi Kullanılmalı Mı?

Salgın döneminde pek çok insan bağışıklığını destekleme umuduyla besin takviyesi ve bitkisel ilaçlar kullanmaktadır. Ancak, kan bulgularınız doğrultusunda vitamin ve mineral değerlerinizde bir yetersizlik veya eksiklik olmadığı sürece gıda takviyesi kullanılması önerilmemektedir. Kontrolsüz kullanılan gıda takviyeleri bazı yan etkilere sebep olabilir. Özellikle Covid-19 ile savaşta enfekte hastaların çoğunda kullanılan gıda ve bitkisel takviyelerin kan pıhtılaşmasını ciddi şekilde düzensizleştirdiği gözlenmiştir. Kalp damar hastalığı olan ve antikoagülan ilaç kullanan kişilerin dikkat etmesi gereken konu, birçok gıda takviyesi ve bitkisel ilacın antikoagülan ilaçlarla etkileşime girmesidir. Özellikle; E ve K vitaminleri, omega-3 yağ asitleri, selenyum, koenzim Q-10 veya arginin içeren diyet takviyeleri kan pıhtılaşmasını etkiler.

2. D Vitamini Takviyesi Kullanılmalı Mı?

Vitamin takviyelerinin kullanılmaması önerilerine ek olarak, D vitamini için durum farklıdır. D vitamini, sağlıklı kemikler, kaslar ve dişler için kalsiyum ve fosfor ile çalışır. Kas gücünü korumak ve raşitizm, osteomalazi ve düşmeleri önlemek için de önemlidir. Yeterli D vitamini alımı ve kanda normal seviyede D vitamini düzeyinin korunması sadece kemik, kalsiyum ve fosfor metabolizması için değil aynı zamanda genel sağlık ve iyilik hali için de çok önemli bir noktadır. Küresel sağlık problemi olarak D vitamini eksikliği ve yetersizliğinin, akut ve kronik hastalıklar için bir risk olması muhtemeldir. Kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz karantina koşullarında ve güneşin zayıf olduğu sonbahar ve kış aylarında, yetişkinlerin ve bir yaşın üzerindeki çocukların 10 mikrogram D Vitamini içeren günlük bir takviye almaları önerilir.

3. Bağışıklık Beslenme ile Arttırılabilir Mi?

Bağışıklık sistemi herhangi bir yiyecek veya gıda takviyesi ile tek başına arttırılmaz. Hiçbir yiyecek veya gıda takviyesi corona virüse karşı koruyucu değildir. Bağışıklık sisteminin normal işleyişine dahil olan birçok besin vardır, bu nedenle bağışıklık fonksiyonunu desteklemek için sağlık dengeli bir beslenme şekli sürdürülmelidir. Güçlü bir bağışıklık sistemi için çoklu mikrobesinler, özellikle A, C, D, E, B2 (riboflavin), B6 (piridoksin), B12 (kobalamin) ve B9 (folik asit) ve mineraller demir, selenyum, çinko, magnezyum ve bakır besinlerle, günlük beslenmenizde yer almalıdır. Mikro besin öğelerindeki yetersizlikler bağışıklık sistemini olumsuz etkiler ve vücudumuzun enfeksiyonlara karşı direncini azaltabilir.Besin çeşitliliği sağlamak ve hijyen kurallarını uygulamak enfeksiyonlardan kaçınmanın en iyi yoludur.

4. Corona Virüslü Bir Anne Bebeğini Emzirebilir mi?

Anne sütünün (Covid-19) enfeksiyon riski taşıdığına yönelik herhangi bir kanıt yoktur. Dünya Sağlık Örgütü’ nün önerisine göre; anne hasta ise bebeğine dokunmadan önce ve dokunduktan sonra ellerini yıkayarak, maske takarak veya sütünü sağarak güvenli yollarla bebeğini besleyebilir.

5. Sarımsak Tüketmek Corona Virüs’e Karşı Koruyucu Mu?

Sarımsak bazı antimikrobiyal özelliklere sahip olabilen sağlıklı bir besindir. Ancak, mevcut salgında sarımsak yemenin insanları virüsten koruyacağına dair bir kanıt yoktur.

6. Gıdalar aracılığı ile Covid-19 bulaşır mı?

Corona virüs bir solunum yolu hastalığıdır. Gıdalar aracılığı ile bulaştığı bilinmemektedir. Besin güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınması, hijyen kurallarına uyulması yeterli olacaktır. Market alışverişinden sonra önce eller çok iyi (en az 20sn) yıkanmalıdır. Besin hijyeni sağlamak için, özellikle meyve ve sebzeler akan suyun altında bol su ile yıkanmalıdır. Yemek pişirme işlemi öncesinde de eller hijyenik bir şekilde (en az 20sn) yıkanması gerekmektedir. Çiğ et ve sebzeler birbirinden ayrı tezgahlarda doğranmalı ve yüzeyler temiz tutulmalıdır.

7. Sosyal İzolasyon Sürecinde Evde Nasıl Beslenilmeli?

Karantina döneminde satın alınan gıdaların olabildiğince besleyici, raf ömrü uzun ve dayanıklı olması uygun olacaktır. Dayanıklı gıda dendiğinde akla paketli, karbonhidrat içeriği yoğun makarna, un, bisküvi, kraker gibi gıdalar gelmektedir. Ancak, bu zor dönemi olabildiğince rahat atlatmak için seçilecek gıdaların protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olması dengeli beslenme yönünden büyük önem taşımaktadır.

Sebze ve meyve tüketimi özellikle ön planda tutulmalıdır, ancak bunların dayanıklı ve mevsimine uygun olması önemlidir. Mevsim koşullarında lahana, kabak, brokoli, biber, turp gibi sebzeler ve elma, portakal, greyfurt, muz gibi meyveler örnek olabilir. Dayanıklılığı arttırma amaçlı sebzeler dondurularak saklanabilir, tüketileceği esnada çıkarılıp buzu çözüldükten sonra pişirilebilir.

Evde kalınan süre boyunca hareket kısıtlı olacaktır, bu durumda günlük beslenme şeklimizde diyet yapmadan ancak yeterli ve dengeli beslenme koşulunu sağlayarak corona virüste risk faktörü olan obeziteye karşı tedbirli davranmak gerekmektedir. Gün boyunca tüketilen besinler kişinin bir öğünde fazla kalori almasını önlem amacıyla kişinin ihtiyacına göre 4-6 öğüne paylaştırılabilir. Salgın döneminde kişi obez değilse olduğu kiloyu koruması önerilmektedir. Kısıtlayıcı diyetler vitamin mineral yetersizliklerine sebep olabilir. Kilo kaybı desteklenecek ise kişinin hareketinin kısıtlı olması günlük beslenme hakkının normal koşullardan farklı olması ve buna yönelik gereksinme planlanmasını gerektirmektedir.

Su tüketiminin yeterli olması (günde 8-10 bardak) obeziteden korunma ve kronik hastalıkların önlenmesinde etkendir.

8. Emosyonel (Duygusal) Yeme Durumunda Beslenme Nasıl Olmalı?

Olumsuz duygusal uyaranlar karşısında gıda alımında artış emosyonel yeme ile adlandırılmaktadır. Emosyonel yeme açlık hissi nedeniyle ya da öğün zamanı geldiği için ya da sosyal gereklilik olduğu için değil de duygulanıma cevaben ortaya çıktığı varsayılan yeme davranışıdır. Sosyal izolasyon ve karantina sürecinde kişilerdeki gıda alımındaki artış ve tüketilen besinler bu durumun sonucudur. Evde kalınan süre boyunca iştahı kontrol etmek ve sağlıklı besin seçimi gereklidir. Yemek yenilen alanda televizyon, telefon ve bilgisayar gibi çeşitli uyaranlar bulunması tüketilen besin miktarının kontrolsüzlüğüne yol açabilir. Duygusal yeme durumunda kişiler karbonhidrat kaynaklı, rafine şeker içeriği yüksek; şerbetli tatlı, çikolata, bisküvi, kek, pasta gibi besinleri tüketme eğiliminde olabilirler. Bunlara alternatif sağlıklı değerlendirilen; tahıllı, kepekli kraker ve bisküviler, ev yapımı şekersiz kek ve kurabiyeler veya kuruyemiş, meyve barları, az şekerli sütlü tatlılar ile kalorisi kısıtlanmış gıdalar kurtarıcı olabilir.

 

KAYNAKLAR

  1. Alpert, P. (2017). The Role of Vitamins and Minerals on the Immune System. Home Health Care Management & Practice, 29(3), 199-202. doi: 10.1177/1084822317713300
  2. Bakanlığı TS. Türkiye’ye Özgü Besin ve Beslenme Rehberi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü. 2015:96
  3. Tang, Ning, et al. “AbnormalCoagulationparametersareassociatedwithpoorprognosis in patients with novel corona virüs pneumonia.” Journal of ThrombosisandHaemostasis (2020)
  4. Shea, M. Kyla, and Sarah L. Booth. “Vitamin E: Interactionswith Vitamin K and Other BioactiveCompounds.” Vitamin E in Human Health. HumanaPress, Cham, 2019. 261-  269.
  5. Calder, P.C.;Carr, A.C.; Gombart, A.F.; Eggersdorfer, M. Optimal Nutritional Statusfor a Well-Functioning Immune System is an Important Factor to Protect Against Viral Infections. Preprints 2020
  6. The Association of UK Dietitians, Vitamin D Food Fact Sheet
  7. Public Health England (2016). Government Dietary Recommendations (2016202)
  8. Zhejiang Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin COVID-19 Önleme Ve Tedavi El Kitabı
  9. Dünya Sağlık Örgütü resmi web sitesi
  10. Güzin Mukaddes Sevinçer, Numan Konuk, Emosyonel Yeme, 2013;3(4):171-8