Diyetsiz zayıflamanın yolları

Yaptığımız katı diyetler bizi zayıflatmakta ancak bunu nasıl koruyacağımızı anlatmamaktadır. Bizler de bu sanal ve baskılı yaşamdan çıkıp gerçek yaşama döndüğümüzde kendi yaşama biçimi ve beslenme tercihlerimizi nasıl uyguladığımızı bilemediğimiz için kilolarımızı yeniden almaktayız.

Bu konuda bilgi vermek için hazırlanan bu yazıda sizlere 4 ana başlıkta neden kilo aldığımız ve neden bölgesel yağ oluşturduğumuz yöntemleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız; çünkü metabolizma hızlandırma için önce bunları neden oluşturduğumuzu anlamalı ve bilgilerimizi uygulayarak yağları tekrar oluşturmamayı öğrenmeliyiz.

1Zayıflama, kilo almama ve bölgesel yağ oluşturmama yolları

Çoğu kimse, erkek yada kadın olsun, zaman zaman yada daima kilo problemi yaşar katı diyetlere girer ve zayıflar ancak diyet sonrası verdiği kiloları fazlasıyla hızla geri alır. Bazı kişiler sürekli yemek yemelerine rağmen hiç kilo almaz. Bu kişilere imrenir, biz de onlar gibi metabolizma hızlandırma yollarını ararız. Bir grup  kişi ise, ne kadar zayıflarsa zayıflasın ya da ne kadar spor yaparsa yapsın bölgesel yağlarını yok edemediklerinden şikayetçidir.

Bölgesel yağlar invaziv yada non invaziv (cerrahi yada cerrahi olmayan) yöntemlerle yok edilebilmekte ise de bu kadar zahmetli işlemlerin sonunda bu bölgesel yağları tekrar oluşturmamak için ne yapacaklarını bilemezler.

Diyet yapmadan kilo verme ve bölgesel yağ oluşturmayı engellemek için yapmamız gerekenleri 4 başlık altında toplayabiliriz. Şimdi bu başlıkları tek tek inceleyeceğiz ancak bunlardan herhangi birisinin uygulanmaması halinde kilo almak yine kaçınılmaz olduğundan her birinin uygulanmasına özen göstermeliyiz.

  1. Yeme Psikolojisi
  2. Kalori yani zayıflamanın matematiği
  3. Sık beslenmenin metabolizma hızlandırma için önemi
  4. Çeşitli beslenmenin metabolizma hızlandırma için önemi
2Yeme Psikolojisi

Önce doğduğumuz andan itibaren tek yaşama kaynağımız yani enerjimizi gıdalardan aldığımız için yemeyi sevme duygumuz olduğunu kabullenmemiz gerekir. İnsan doğası sevgi, eğlenme, yeme temeliyle inşa edilir. Toplumsal ve yaşamsal sorumluluklar bu duyguları dengeler. Aşırıya kaçarak kontrolsuz  davranmamızı engeller. Eğer bu temel duygularımızı fazlasıyla baskılarsak doğadan uzaklaşır, mekanikleşiriz. Bu mutsuzluk demektir. Yani yemek bizim doğal zevkimizdir. Aşırı baskılanması yani sürekli katı diyette olmak bizi mutsuz eder. Tersi olarak bu zevkimizi aşırı serbest bırakırsak vücut yapımız bozulacağından güzel olmadığımızı, dolayısıyla beğenilmediğimizi, sevilmediğimizi düşünerek bir ihtiyacımızı da yitirmiş oluruz. O halde  içimizdeki erişkin, yani içimizdeki çocuğa uyguladığımız baskı ne onu tamamen mutsuz etmeli, ne de tamamen serbest bırakmalıdır. Düşünürsek, bu aynen çocuğumuzu yetiştirirken uyguladığımız dengeli baskıya benzer. Dolayısıyla yemeğe hatta sevdiğimiz şeyleri yiyebilmeye ama bunu kontrollu yapmaya çalışacağız

3Kalori ve zayıflama matematiği

Kilo almak yağ depolamaktır.Kilo vermek ise yağ yakmaktır. Fizik prensiplerine göre enerji yoktan var olmaz var olan bir enerji de yok edilemez. Dolayısıyla kullandığımız enerjiden fazlasını aldığımızda bu fazla enerji yağ olarak depolanır, yani şişmanlarız. Tersi olarak kullandığımız enerjinin altında alırsak ihtiyacımız olan enerjiyi sağlamak için vücudumuz kendi yağlarını yakar. Böylece zayıflarız. Yani kilo almak ve vermek  alınan ve kullanılan  enerjinin arasındaki basit  bir matematiksel ilişkidir.

4Günlük Enerji İhtiyacınız

Peki kullandığımız enerji ne kadardır? Aldığımız enerjiyi neye göre ayarlayacağız? Kullandığımız enerji öncelikle sadece hayatta kalmamız için yani canlı olmamız için gereken enerji (yani bazal metabolizma) ve günlük yaşam içindeki bedensel ve düşünsel aktivitelerimiz için ekstra kullandığımız enerjinin toplamıdır. Bazal metabolizma  bunu ölçen cihazlar ile öğrenilebilir ki, artık bu özellik ticari olarak bazı tartılarda bile bulunmaktadır. Buna o günkü yaşam şeklimize bağlı olarak internette bile miktarını bulacağımız hareketlerimiz için gereken enerjileri ilave edebiliriz. Basit örnekler, 1 saat ev temizlemek 220 kalori,1 saat ütü yapmak 250 kalori gibi tutarlardır. Bu hareketler bazen daha az bazen daha çok olabilir. Örneğin o gün 1 saat aktif spor yaptıysak ekstra 440 kaloriye daha ihtiyacımız vardır. O halde matematiksel olarak:

Bazal metabolizma + aktivitelerimiz = Günlük enerji tüketimimizdir
Bu ortalama olarak 2500 kalori civarındadır. Yani biz o günü geçirmek için ortalama 2500 kalori gereksinimimiz vardır. Biz bu enerjiyi o günkü gıdalarımızla tamamlayamazsak metabolizma zorunlu olarak yağlarını yakarak elde edecektir. Bu zayıflamak demektir. Eğer bu enerjiyi o gün gıdalarımızdan alırsak vücudumuzun yağlarını yakmasına da gerek kalmayacağından zayıflama da gerçekleşmez. Hatta eğer o gün harcayacağımız enerjiden fazlasını gıda olarak alırsak  aldığımız ekstra enerji de yağ olarak depolanacaktır. Bu da kilo almamız demektir. Aldığımız gıdalara ait kalori listesini yine internette çeşitli sitelerden bulup o gün eksik yada fazla alıp almadığımızı hesaplamamız çok basittir.

5Ne yediğiniz değil aldığınız kalori önemli

Kendimizi tamamen yasaklara boğmak  yerine enerji harcadığımızı bildiğimiz saatlerde daha yüksek kalorili besinleri tükettiğimizde bu kalori kilo olarak bize dönmez. Anında yakılır, depolanmaz. O halde çikolata da yiyebiliriz ancak miktar ve yediğimiz gün dilimini doğru seçerek. Örneğin akşam saatlerinde çok kalorili diyetler aldığımızda bu saatte aktivitemiz düşük olduğundan fazla enerji yakmamız mümkün olmayacak ve aldığımız enerji depolanacaktır. Aynı gıdayı öğlen aktif saatlerde aldığımızda harcadığımız enerjiye karşılık geleceğinden kullanılacak ve depolanmayacaktır. Yani gün boyunca harcadığımız enerjiden az enerjili gıda alarak kendi yağlarımızdan yakıp kolayca zayıflayabiliriz. Ne kadar az kalori alırsak aradaki fark o kadar büyüyeceğinden kilo vermemiz de o kadar hızlı olacaktır. Yani 2500 harcama karşılığında  gıda ile  1500 kalori alırsak 1000 kalori eksiğimiz kalacaktır. Bu da o gün yaklaşık 90 gr yağ yakmamız, yani o gün 90 gr zayıflamamız demektir.

6Sık beslenmenin önemi ve local yağ oluşturmamanın yolları

Yaşam enerjimizi en kolay karbonhidratları yakarak elde ederiz. Karbonhidrat bulamadığımızda yağları yakarız. Hatta yağları önce karbonhidrata çevirir ondan sonra enerji olarak kullanırız. Dolayısıyla metabolizma bu zor yolu kullanmak istemez. Bu nedenle  şeker ve/veya hamur işlerini daha çok severiz. Bu bize doğanın verdiği bir özelliktir. Amaç enerji sağlayan hücrelerimizin bunu daha kolay yapmasını sağlamaktır. Eğer ihtiyacımıza yetecek kadar karbonhidrat almışsak onu kullanır, artan varsa yağ olarak depolar, yetmezse de eksik kalan enerjiği yağ yakarak elde ederiz. O halde metabolizma ana direği karbonhidrattaki dengeli alımdır. Aldığımızı yakarsak yağ olarak depolamayız.

Eğer karbonhidrat ve yağı aynı beslenmede birlikte alıyorsak karbonhidrat gerektiği kadar kullanılacak, yağ depolanacaktır. Depolanan bu yağ kadınlarda östrogen hormonu nedeniyle kalça bacak basen ve karın bölgesine, erkeklerde ile androjen hormonlar nedeniyle sırt omuzlar bel ve göbek bölgesine depolanır. Bu nedenle yakamadığımız saatlerde alınan her fazla kalori bu lokal bölgelere birikir ve bu süre uzadıkça bu bölgelerdeki birikim kartopu gibi büyür sıkılaşır. Kan dolaşımını kilitler ve bu bölgelerdeki yağlara kan yoluyla oksijen ulaştırılamadığı için yakılması imkansız hale gelir. Bu nedenle yakılan yağlar sadece kan dolaşımının ulaşabildiği yerler olduğundan diyet ve sporla ancak bu bölgedeki yağları yakarız. Lokal birikimler bu nedenle yakılamaz ve şekil bozukluğu olur.

Dikkat  etmemiz gereken, bölgesel birikimleri daha fazla artırmamaktır. Olanları da üretilmiş, dışarıdan etkili cihazlar yardımıyla yok ederek yerine koymamak için kalori depolamamaya gayret etmek esastır.

7İnsülün Hormonu

Enerji elde etme önceliğimiz karbonhidratlar olduğuna göre karbonhidrat metabolizması üzerinde etkili olan insülin hormonu üzerinde durmalıyız. İnsülin pankreastan salgılanan ve karbonhidratların en küçük ünitesi olan glukozun (şeker) kandan alınarak enerjiye ihtiyacı olan hücrelere dağıtmakla görevli bir hormondur. İnsülin kanda şeker varsa aktiftir ve aktif olduğu zaman şeker bitse bile hem daha fazlasını hücrelere taşımak için bize acıkma mide kazınması gibi uyarılar veren böylece hücrelerimizin enerji ihtiyacını temin ederek metabolizma hızlandıran hem de bu ara dönemde yağ yakarak açığı kapatmaya çalışan bir hormondur. Yani hem metabolizma hızlandırarak enerji ihtiyacımızı dolayısıyla daha çok yeme hakkımızı sağlar hem de zayıflamamıza katkıda bulunur.

İnsülin aktif değilse hücrelerimize şeker yani yakıt giremediği için hücrelerimiz enerji ihtiyacını minimuma indirir. Halk arasındaki deyişle ‘ne yesem kilo alıyorum’ cümlesinin karşılığı budur. Metabolik enerji ihtiyacımız azaldığı için artık eskisi kadar enerjiye ihtiyacımız kalmamıştır ve gıdayla az kalori de alsak depolanmaktadır. Oysa insülin aktif olarak kanımızda olsaydı  hücrelerimiz o kadar işlev yapacaktı ve aynı küçük birer fabrika gibi enerjiye ihtiyacımız olacaktı. Diğer bir deyişle metabolizma hızlı olacaktı. Bu enerji de kullanıldıkça biraz daha çok enerji alma hakkını kazanacaktık ve yediklerimiz kilo olarak bize dönmeyecek yakılacak ve depolanmayacaktı.

8Metebolizma Hızlandırma Yöntemi

O halde insülin hormonunu kanda nasıl aktif tutarak metabolizma hızlandırma mümkün mü? Cevap doğal olarak sık sık beslenerek  olacaktır. Eğer biz insülin hormonunun bize verdiği acıkma, mide kazınması, baş dönmesi gibi sinyalleri dikkate alırsak o anda kalorisi düşük az miktarda gıda ile onun kandan yok olmasını engellersek metabolizmamızı aktif kılacağız demektir. Kahvaltı etmediğimiz zaman acıkmamamız kanda insülinin gece uzun açlıktan sonra hala aktif olmamasındandır, çünkü kanımızda bizim enerji ihtiyacımızı karşılayacak şeker yoktur ve dolayısıyla insülin de yoktur. Eğer kahvaltı edersek insülin kanımızda aktif hale geçecek ve hücrelerimiz enerji ihtiyacını karşılayarak metabolik reaksiyonları hızlandıracaktır.

Tüm bu nedenlerle sık sık çok yüksek kalori almadan yani depolamadan beslenmeliyiz. Bu aldığımız gıdaya göre yaklaşık 1 saat,1.5 saat aralıklarladır. Bu yatana kadar bu şekilde sürmelidir. İnsülin hormonu ne kadar aktif kalırsa  metabolizma da o kadar hızlı kalacaktır.

İnsülin hormonunun iki önemli görevi vardır. Biri şekeri hücre içine sokmak, diğeri ise sodyumu hücre içine sokmaktır. Bu iki görevden de sorumlu olduğu için insülini aktif tutmak için her zaman kalorili şeker içeriği vermek zorunda değiliz.Bazı ara öğünlerde tuzlu (soda limon,az yağlı ayran) gıdalar verirsek kalori almadan insülini aktif tutmuş oluruz. Bu durumda insülin aktifken hücrelerin yakıt ihtiyacına da cevap vermek için yağ yakımını ve eksik enerji teminini stimule edecektir. Şekerim düştü diyerek kendini iyi hissetmeyen insanların limonata ya da ayran ile aynı rahatlığa ulaşması her iki alternatifin de insülini tatmin etmesidir. Fenalaşma hissi insülin hormonunun aktivitesini kaybetmeden önceki son uyarısıdır. Bu aşamada  kullanacağı bir kaynak verilmezse kanda yıkılır ve metabolizma yavaşlar.

9Çeşitli Beslenme

Canlılar olarak biz hergün milyarlarca metabolik reaksiyonla yaşayabilmekteyiz. Vücudumuz bizim gözle görmediğimiz birçok mekanizmayla aktiftir. Hormon sentezleri, hücre yapımları, bakteriler & virüslerle ve diğer tüm hastalıklarla savaşmak, düşünmek, bakmak enerji  yardımıyla birçok molekülün yapılıp yıkımıyla oluşan kimyasal reaksiyonlar zinciridir. Bu yapım ve yıkım olaylarına biz anabolizma ve katabolizma, kısaca METABOLİZMA diyoruz.

Hepimizin bildiği gibi bu tür reaksiyonlar  sadece birkaç maddenin birleşmesiyle gerçekleşmez. Laboratuvar bilgilerimizden hatırlarsak deney  tüplerinde  bir reaksiyon gerçekleştirmek için bazı yardımcı maddeler  hatta ısı kullanılmakta idi. Vücut koşullarında kimya laboratuarında kullanılan yardımcıları kullanmamız olanaksızdır çünkü vücut ısımız sabittir ve pH, yani Hidrojen iyonu konsantrasyonumuz 7.4 dür. Vücudun bu dengeyi koruması çok önemlidir, çünkü asit baz dengesinin bozulması ölümcüldür. O halde vücudumuzda bu reaksiyonlara yardım eden aracı moleküller olmalıdır. Bu maddeler laboratuarda katalizör, vücudumuzda ise biyolojik katalizör yani ENZİMLER dir.

Enzimler vitamin ve mineraller yardımıyla çalışan reaksiyonlara spesifik proteinlerdir. Vitamin ve mineraller olmadan fonksiyonlarını yapamazlar. O halde her gün her türlü gıdayı almalıyız. Et, süt ürünleri, kuruyemiş, çiğ sebze ve meyve hatta kakao, yani çikolata bile yemeliyiz. Ancak bunların çok küçük miktarları bile  günlük vitamin ve mineral ihtiyacımız için yeterli olduğundan özellikle kalorili olan gıdaları çok daha az tüketmeli ancak kendimizi yoksun bırakmamalıyız. Çeşitli beslenmezsek reaksiyonlar gerçekleşmeyeceği için metabolizma yine yavaşlar. Hızlı metabolizma ve daha çok yeme hakkı için hergün her türlü gıdayı diyetimize herhangi bir öğünde de olsa almalıyız.

10Pratikte nasıl uygulamalıyım ?

Kahvaltı

Sabah uyandığımızda metabolizma geceden dolayı yavaşlamıştır. Bu anda çok kalorili gıdalar alırsak depolayacağımızdan metabolik aktivitelerimizi hızlandırmak adına uyanır uyanmaz bir kuru kayısı kuru incir küçük bir bisküvi veya bir bardak ile uyanmalıyız. Kahvaltıya kadar günlük hazırlıklarımızı yapıp hafif bir kahvaltı (bir tas mısır gevreği düşük yağlı süt ile veya yarım tost ölçüsünde yani yaklaşık 1 dilim ekmek, cinsini düşük yağlı bir çeşitten seçeceğiniz ekmekle birlikte bitirebileceğiniz ölçülerde peynir, istediğiniz kadar domates ve yeşillik ve yine kahvaltı boyutlarında bir reçel ya da bal ile güne başlayın. Çay, kahve istediğiniz kadar olabilir. Bu çok yüksek kalorili bir kahvaltı olmadığı için nerede olursanız olun 1.5 saat kadar sonra birkaç bisküvi veya ufak bir kek veya bir bardak süt, tercihinize göre  meyve ile aynı aralıklarla küçük porsiyonlarda istediğiniz bir besin alın.

Öğle Yemeği

Öğle yemeği büyük bir öğün olmamalıdır. Yemekten önce küçük  atıştırmalar şeklinde gıda alın. Bu sizin yüksek  kalorili gıdalarla hızla  başlamamanıza yardım edecektir. Beyaz leblebi, küçük bir parça ekmek, krik krak bile bu konuda yardımcıdır. Yemekte ise önce yeşillik salata veya yoğurt türü gıdaları tüketin, yemeğin kalan kısmında öğünde bulunan yemeklerin yağsız kısımlarından alarak öğünü bitirin. Genellikle tabldot yemekleri ve restoranlarda yapılan yemekler yağlıdır ve bu yağ dip kısımlardadır. Yemekleri üstten almaya özen gösterin ki kalori tasarrufu yapılabilsin. Yemekten sonra tatlı yada meyveyi yaklaşık 1.5 saat sonraki öğüne bırakın.

Ara Öğünler

Ara öğünlere akşam yemeğine kadar çeşitlendirerek devam edin. Hiçbir zaman öğün aralarını 3-4 saate bırakmayın. İş yerinizde de olsa atıştırma ancak düşük kalorili atıştırma gıdalarını ihmal etmeyin. Bu  bazı ara öğünlerde gofret  türü gıdalar bile olabilir. Çikolata küçük bir parça olduğunda önemli olmayabilir, ancak bunun sizi bir bar çikolataya  taşınmamasına özen gösterin. Light bisküviler çay kahvenin yanında düşük kalorili atıştırma olarak kabul edilebilir. Hızlı zayıflamak isteyen ve hazırlama imkanı olanlar  soda, limon, salatalık (tuzlu) vs gibi ara öğünlerle daha az kalori alarak zayıflamalarını hızlandırabilirler ancak asla uzun süre  aç kalarak değil.

Akşam Yemekleri

Akşam yemeklerinden önce de ufak atıştırmalar ile sofraya oturun. Yemekleriniz ya tek bir büyük tabakta yarısı salata olmak üzere sofranızdaki her çeşitten yada önce bir tabak ufak doğranarak özenle hazırlanmış lezzetli bir salata ile başlamalıdır. Diğer yemekler böylece tokluk hissi olacağından daha küçük porsiyonlarda yenilecektir. Akşam öğünleri daha kolay depolanır ve bu depolanma özellikle istemediğimiz bölgelerde olur. Bu nedenle yemek alışkanlığını kesmemek kaydıyla kaloriyi düşük tutmak zorundayız.

Akşam Yemeği Sonrası

Yemek sonrası çay kahve sınırsızdır ancak meyve tatlı gibi isteklerimiz akşamları üzerimizdeki gün baskısı kalktığı ve yorulduğumuz için enerji ihtiyacıyla baskın olacaktır. Meyve hiçbir zaman bir meyve tabağını geçmemeli,tatlı ise küçük bir parça çikolata, ya da sütlü tatlılar (mümkün olduğunca az yağlı sütle yapılmış) çok büyük miktarlarda olmamak kaydı ile akşam ara öğünü olarak alınabilir.

Akşam ara öğünü olarak 1 çay bardağı boyutlarında kuru yemiş alınabilir ancak bu kuruyemiş çok yağlı olmayan cinslerden seçilmelidir yada beyaz leblebi daha masum olduğundan diğer çeşitler beyaz leblebi ile karıştırılabilir.

Yatmadan Önce

Yatarken küçük bir parça peynir, yarım dilim ekmek veya 1 bardak süt veya küçük bir kase yoğurt (az yağlı) alınabilir.
Yukarıda size verilen öneriler sizin tarafınızdan besinlerin kalori hesabı yapılarak düzenlenebilir.

Unutmayalım ki her kişinin yaşam şekli, beslenme tercihleri farklıdır. Önemli olan kendi koşullarımızda elimizde bir liste olmadan kendi yaşamımız içinde kalori tasarrufu yaparak beslenmektir. Bu nedenle en az 2 hafta yediklerinizi yazarak kalori hesaplamayı farkındalık olarak uygulayın. Bazen size masum gelen bir gıdadan yüksek kalori aldığınızı göreceksiniz. Örneğin 1 bardak portakal suyu 240 kalori (yani 4 portakal) değerindedir. Bunun yerine bir bütün portakalı yemeniz hem vitamin ihtiyacınızı karşılayacak, hem de sadece 60 kalori alarak başka istediğiniz bir gıdayı alabilme hakkınızı artıracaktır.

11Kilo verdikten sonra ne yapmalıyım ?

Kilo değişimlerimiz istediğimiz kiloya geldikten sonra artık 3-4 kilo almak, 3-4 kilo vermek şeklinde olmalı, daha büyük farklılıklarla olmamalıdır. Doğal olarak her gün yaşam biçimimiz ve beslenme şeklimiz farklıdır. Bazı günler  harcayacağımızdan fazla kalori alabiliriz. Bu doğal olarak yağa dönüşse de bunun farkında olup bir gün sonra  o kadar düşük kaloriyle dengelersek günler veya haftalar arasında değişimlerimizi 300-500 gr kilo almak ya da vermekle düzenleyebiliriz. Yani 300-500 gram alınca hemen kalori tasarrufuna yönelip bu fark daha da artmadan kolay şekilde vermeliyiz. Böylece hızlı kilo alıp zor verme derdinden ve yaşam boyu diyet yapmaktan kurtuluruz. Bu metabolizma yavaşlamasına da yol açmadan sorunu çözer.

Bunun dışında aktivitelerimiz bize  kalori kaybettirdiği için o aktivitelerin internetten kalori bazında karşılığını bularak  aldığımız kalorileri ne tür hareketlerle yakabiliriz şeklinde dengelemeler yapabiliriz. Örneğin  300 kalori değerinde bir çikolata parçası yediğimizde bunun yağ olarak depolanmasını engellemek için yaklaşık 1 saat ütü yapmak veya durumumuza göre harcama yolları seçmek bizim seçimimizdir.

12Unutmamamız gerekenler

Vücudumuz bizimdir. Onu yönetmek başta zor gelse bile zamanla alışkanlık haline gelecek, metabolizma hızlandırma sağlayacak bir beslenme bilinci edinmeliyiz. Araba kullanmayı öğrenirken başlangıçta araba bize hükmediyormuş hissine kapılır ve ondan ürkeriz ancak arabaya giderek hakim olduğumuz zaman o bize tabidir ve istediğimiz şekilde yönlendirebiliriz. Yeter ki kullanmayı öğrenirken biraz sabırlı ve cesur olalım.

Yemek zevkli ve gereklidir. İçimizdeki çocuk yemek yemeyi sever. Onu yemekten tamamen mahrum etmek onu mutsuz ve hiçbir şeyden zevk almaz hale getirir. Tabii ki sevdiği şeyleri yemesine izin vereceğiz ama her istediğini her zaman verirsek aynı davranış biçimi gibi şımarıp bizi suistimal eder. Buna izin vermemeliyiz.

Yemek bir zevk ve ihtiyaçtır ama güzel giyinmek ve beğenilmek de ihtiyaçtır. İhtiyacımızın birini karşılarken diğerini kaybetmek ruhsal dengemizi bozar. Giydiklerimizin bize yakışmasının, güzel görünmenin ve beğenilmenin, alışveriş etmenin zevkini unutmayalım ve her kalorisi yüksek gıda aldığımızda onu bir nevi üzerimize eklenmiş bir ağırlık olduğunu bilelim. Bu kartopu gibi büyüyecek ve istemediğimiz  daha yüksek bedenlere çıkmamıza neden olacaktır unutmayalım.

Yağ dokusu vücudumuzdaki toksinlerin biriktiği dokulardır. Bunlar metabolizma yavaşlatır. Daha da kilo aldırır. Şeker hastalığı, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, kısırlık ve hatta kanser olgularının çoğuna neden olur. Yağ biriktirmek ve fazla kiloları üzerimizde taşımak hamallık gibidir. Merdiven çıkarken nasıl ağırlaştığınızı, nefes almakta zorlandığınızı unutmayın.